FREUD VE RÜYALAR ÜZERİNE

Bildiğimiz üzere rüyalar uzun yıllar boyunca araştırılmış fakat hala daha neden rüya gördüğümüze ya da rüyaların kaynağının ne olduğu üzerine dair net bir cevap bulunamamıştır. Freud, rüyalar denildiğinde akla gelen önemli bir isimdir. Kendisi nörolog ve psikanaliz biliminin kurucusudur. Psikanaliz dediğimiz yöntem ise, danışan ve psikanalist arasında kurulan iletişim yoluyla vakaları tedavi etmekte kullanılan bir yöntemdir. Bu yaklaşıma göre sorunlar kişilerin zihinsel süreçlerinde saklı olan bilinçdışında yatar. Amaç bu bilinçdışı süreçleri aydınlatmak ve bağlantıları ortaya çıkarmaktır. Bugün de bilinçdışı süreçlere değinen bir yaklaşımdan bahsedeceğiz: Rüyalar ve psikanaliz.

Freud’un rüyalar üzerine düşüncelerine geçmeden önce bir kavram üzerine değinmek istiyorum: nevrotiklik. Peki nevrotiklik nedir diye bakacak olursak depresiflik, hüzünlü olma, gerginlik, kaygılı olma, tedirginlik gibi duygusal iniş çıkışları içeren kişilik özelliklerini ifade eden bir kavramdır. Nevrotiklik Freud'un kuramını anlamlandırmak için önemli bir kavramdur.

RÜYALARIN OLUŞUMU

Freud’a göre rüya nevrotik istekler ve bu isteklerin engellenmesi arasında geçen bir çatışma uzlaşma sürecidir. Rüyayı oluşturan önemli bir mekanizma  sansür mekanizmasıdır. Ona göre rüyalar, gerçek anlamı gizlemek için sansürü kullanır. Uyku sırasında bilinçdışından gelen içerikler yoğunlaşır ve kişiyi uyandırabilecek boyuta gelir. Sansür mekanizması ise kişinin uykuyu sürdürebilmesine ve bilinçdışı içeriklerin farklı bir forma girerek ortaya çıkmasına izin verir. Böylece bilinçdışı istekler uygun bir yolla rüyaya dönüşür ve kişinin uykusunu devam ettirmesini sağlar.

 RÜYANIN YORUMLANMASI

Freud rüyaları yorumlarken serbest çağrışım metodunu kullanmıştır. Bu metot kişiye soruların sorulmasını ve kişinin aklına gelen her şeyi gizlemeden, değiştirmeden söylemesini içeren bir metotdur. Freud’da rüyayı anlamlandırmak için rüya gören kişiyi konuşturmak üzerinde durmuştur. Ona göre rüyalar geçmiş yaşantıların ortaya dökülmesi ve anlamlandırılması sürecidir. Çoğu zaman bu yaşantılar uzun zamandır hafızanın derinliklerine gömülmüş ve hatırlanmayan anılardan oluşur. Rüyaların yorumlanmasında ve anlamlandırılmasındaki en büyük adım ise bilinçdışı düşünceleri keşfederek mümkündür.

Gördüğümüz üzere Freud, rüyalar üzerine yaptığı araştırmalarda kendisinin kurmuş olduğu psikanaliz kuramını kullanmaktadır. Bilinçdışı süreçler ve rüyalar üzerine yansıması konusunda çalışmaları vardır. Rüyaların Yorumu adlı kitabında da ayrıntılı bir şekilde bu süreçlere değinmiştir.

Elbette başta da belirttiğim üzere rüyalar konusunda kesinleşmiş bir cevaba ulaşmamız şu anlık mümkün görünmese de Freud’un yaklaşımı gibi birçok yaklaşım vardır ve hala daha üzerinde çalışılmaktadır. Ben de bu yazımda sizlere bu konuyu aydınlatmaya çalışan bir kuramdan bahsetmek istedim. Umarım merakla ve ilgiyle okumuşsunuzdur.

Güzel günler dilerim.

 KAYNAKÇA

Benet-Martinez,V., John, O.P. (1998). Los cinco grandes across cultures and ethnic groups: Multitrait multimethod analysis of the big five in Spanish and English. Journal of Personality and Social Psychology, 75, 729-750.

Engin Geçtan,Psikanaliz ve Sonrası,Maya Yay.,II. Baskı,Ankara,1984,s.15,16. 62

Erich Fromm,Freud Düşüncesinin Büyüklüğü ve Sınırları,çev.:Aydın Arıtan, Arıtan Yay., I. Baskı,İst.,1981,s.128. 61

Erich Fromm,Freud Düşüncesinin Büyüklüğü ve Sınırları,s.130,133.

Ford ve Urban 1965, s.109

Freud,Rüyalar ve Yanılgılar Psikolojisi,çev.:Ali Seden,Altın Yay., İst., 1978, s.180.

Halil Apaydın,“Rüyâ ve Fonksiyonu”, OMÜİFD., Samsun,1997,sayı:IX.,s.265,266. 60

Halis Özgü,Rüya Nedir?,s.10. 73

Henri Bergson,Zihin Kudreti,çev.,Miraç Katırcıoğlu,MEB Yay.,İst., 1989,s.134. 74

Kemal Ayas,Dinde İlimde Rüyâ ve Rüyâ Tabirleri,Raşit Bütün Matbaası,II. Baskı,İst., 1949,s.20. 71

Sigmund Freud,Narsizm Üzerine ve Schreber Vakası,çev.:Banu Büyükkal-Saffet Murat Tura, Metis Yay.,İst.,1998,s.42. 63

Sigmund Freud,Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış,s.102.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar